Otoskleroz – Kireçlenme Tedavisi Ankara

    Ankara otoskleroz; kulakta bulunan özengi kemiğinin kireçlenmesi sonucunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Orta kulakta bulunan bu kemik, sesin iletilmesinde görev alan üç kemikcikten bir tanesidir. Özengi, vücutta bulunan en küçük kemik olarak da bilinir. 3 mm x 1,5 mm boyutuna sahip bir tabanı bulunur ve kireçlenmenin görüldüğü alan da burasıdır. Otoskleroz görülen hastalarda kireçlenmenin derecesine bağlı olarak ilerleyici işitme kaybı ortaya çıkar. Bir orta kulak hastalığı olan otoskleroz, cerrahi yöntemlerle tedavi edilir. Ancak kireçlenmenin iç kulağa geçtiği vakalarda ameliyata başvurmak mümkün olmaz.

    Yazımızın devamında otoskleroz ve kireçlenme hakkında detaylı bilgi bulabilirsiniz. Ankara otoskleroz tedavisi için kliniğimizle iletişime geçebilir ve Prof. Dr. Osman Nuri Özgirgin’den randevu alabilirsiniz.

    Otoskleroz Nedir?

    Otoskleroz, orta kulakta görülen bir hastalıktır. Özengi kemiğinde meydana gelen kireçlenme sonucunda ortaya çıkar. Özengi kemiği sesleri işitme konusunda görev aldığı için bu alanda ortaya çıkan kireçlenme işitme kaybına neden olur. Hastada görülen kireçlenme seviyesine bağlı olarak işitme kaybının derecesi de değişiklik gösterebilir.

    Otoskleroz Riskini Artıran Faktörler Nelerdir?

    Otoskleroz hastalığının temel nedeni, üzengi kemiğinde görülen kireçlenmedir. Ancak bu durumun ortaya çıkmasını artıran bazı faktörler de söz konusudur. Özellikle genetik faktörler, otoskleroz görülmesi riskini yükseltir. Kalıtımsal geçiş ile bu hastalığın nesiller arasında aktarılması mümkündür. Kızamıkçık hastalığı da otoskleroza neden olabilir.

    Bu hastalığın en sık görüldüğü grup kadınlar ve orta yaşlılardır. Ancak tüm yaşlarda ve cinsiyetlerde otosklerozla karşılaşmak da mümkündür. Kadınlarda özellikle hamilelik döneminde hastalığın seyri hızlı bir ilerleme gösterir.

    Otoskleroz Tanısı Nasıl Konur?

    Otoskleroz teşhisinin kesin olarak konulması için alanında deneyimli bir kulak burun boğaz uzmanı hekime başvurmak gerekir. Hekimin yapacağı detaylı muayene sonucunda teşhis konulması mümkündür. Odyometrik test ve tetkikler uygulanarak otoskleroz tanısı konulabilir. Bu muayene esnasında;

    • Hastalarda iletim tipi işitme kaybı vardır.
    • Orta kulak kaslarının refleksleri ve orta kulak basınçları kontrol edilir
    • Yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografi ile de değerlendirilmelidir.

    Bu muayene neticesinde test ve tetkiklerin sonuçlarını değerlendirerek otoskleroz teşhisi koymak mümkün olur.

    Otoskleroz Belirtileri Nelerdir?

    Özengi kemiğinin tabanında gelişen kireçlenme, hastalarda duyma kaybı görülmesine neden olur. Bunun yanı sıra kulak çınlaması gibi şikâyetler de ortaya çıkabilir.

    Otoskleroz Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Otoskleroz teşhisi konulan hastalarda cerrahi müdahaleye başvurmak gerekir. İlaçlı bir tedavi alternatifi yoktur. Ameliyata başvurulmadığı takdirde işitme cihazı kullanılması gerekir. Sodyum florür adı verilen ilaç, otoskleroz üzerinde tedavi edici bir etkiye sahiptir. Ancak bu ilacın yan etkilerinin çok fazla olması nedeniyle bu tedavi yöntemi kullanılmaz.

    Otoskleroz Ameliyatı Nasıl Yapılır?

    Otoskleroz ameliyatında özengi kemikçiğinin kireçlenmiş ve hareket etmeyen tabanına cerrahi teknikler ile bir delik açılır. Açılan bu delikten kulak içerisine ses iletimini sağlayacak protez yerleştirilir. Protez olarak genellikle teflon piston kullanılır. Ancak son zamanlarda titanyum protez kullanımı da oldukça artmıştır.

    Bir ucu iç kulakta olan protez, örs kemikçiği ile ilişkilendirilir. Böylece kireçlenmenin görüldüğü kemik bypass edilmiş olur. Bu yöntemle kemik iletimi yeniden sağlanır. “Stapedotomi” olarak da adlandırılır. İç kulağa müdahalede bulunulduğu için bu ameliyat oldukça hassas bir girişimdir. Operasyon esnasında iç kulağın zarar görmesi hastanın var olan işitme duyusunu da  yitirmesine neden olabilir. Ayrıca bu türden bir durum, hastanın işitme cihazı kullanması olasılığını da ortadan kaldırır.

    Ameliyat esnasında ciddi bir komplikasyon gelişmesi riski dünya standartlarında %2’nin biraz üzerindedir. Çok deneyimli ve alanında uzman hekimlerin uygulayacağı cerrahi müdahalelerde bu risk %1-1,5’a geriler. Bu nedenle otoskleroz ameliyatı söz konusu olduğunda alanında uzman ve deneyimli bir hekime başvurmak oldukça önemlidir.

    Lazerle Otoskleroz Ameliyatı Nasıl Yapılır?

    Otoskleroz ameliyatında ortaya çıkan komplikasyonlar sıklıkla özengi kemikçiğinin tabanının delinmesi işlemi sırasında gelişen durumlardır. Bu nedenle özengi kemikçiğinin tabanına mümkün olduğunca az mekanik baskı uygulamak gerekir. Bu süreçte en etkili uygulama lazer kullanımıdır. Lazer ile tabana hiç temas etmeden delik açılıyor olması sayesinde mekanik travma da ortaya çıkmaz. Bu nedenle lazer kullanılarak yapılan ameliyatların komplikasyon riski daha azdır.

    Kliniğimizde bu işlem esnasında karbondioksit lazerden yararlanılır. Bu lazer türü Türkiye’de çok az merkezde kullanılır. Kliniğimizde ise son 25 yıldır lazer ile otoskleroz ameliyatı gerçekleştirilmektedir. İlk yıllarda argon ile yürütülen çalışmalar, sonrasında yerini karbondioksit lazer uygulamasına bırakmıştır. Bu sayede hastalarda ameliyat sonrasında baş dönmesi ve bulantı hissi gibi istenmeyen şikâyetler neredeyse yok denecek kadar az görülür.

    Otoskleroz Ameliyatı Sonrasında Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

    Otoskleroz ameliyatı esnasında iç kulağa cerrahi müdahalede bulunulduğu için ameliyat sonrasında hastalarda;

    • Baş dönmesi
    • Mide bulantısı
    • Kusma gibi şikâyetler görülebilir.

    Bu şikayetlerin yüksek seviyede görülmemesi için operasyon esnasında iç kulak açıldıktan sonra çok dikkatli hareket etmek gerekir.  Lazer uygulaması ile yapılan ameliyatlardan sonra bu şikayetler çok daha az görülür.

    Otoskleroz ameliyatı sonrasında;

    • Hastaların 3 hafta süre ile uçak yolculuğu yapmaktan kaçınması önerilir.
    • Ameliyat sonrası erken dönemde maruz kalınan basınç değişiklikleri hastanın işitmesinin kötüleşmesine neden olabilir.
    • Basınç değişikliğinden kaçınmak için ömür boyunca scuba diving olarak da adlandırılan dip dalgıçlığının yapılmaması gerekir.
    • Kadın hastalarda vajinal doğum esnasında ortaya çıkan ıkınma durumu kulakta basınç yaratabilir. Bu durum neticesinde iç kulak zarar görebilir. Bu nedenle kadın hastalarda ameliyat sonrasında doğum yapılacaksa sezaryen doğuma başvurulması önerilir.
    • Ameliyat sonrası erken dönemde kabızlık yaşamamak da oldukça önemlidir. Bu dönemde posalı gıdaların tüketilmesi tavsiye edilir.

    Otoskleroz ve lazerle otoskleroz ameliyatı hakkında detaylı bilgi almak için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz. Otoskleroz tedavisi için Prof. Dr. Osman Nuri Özgirgin’den randevu alabilirsiniz.